![]() pidir. Günümüzde modern kemoterapi uygulamalar> ile kan- ser hastalar>nda sa¤kal>mda uzama, hayat kalitesinde artma ve hatta baz> kanserlerde ileri evrede bile tam kür sa¤lanabilmek- tedir. Son y>llarda onkoloji alan>nda önemli ilerlemeler olmufl ve yeni kemoterapi ajanlar> gelifltirilmifl ve etkin kombinasyon tedavi rejimleri oluflturulmufltur. lemifl ve bakterilere karfl> kimyasal tedavi gelifltirilebilece¤i dü- flüncesi ile kemoterapi kavram>n> öne sürmüfltür. Ancak kan- serde kemoterapinin geliflimi esas olarak 2. Dünya Savafl> s>ra- s>nda kimyasal silah olarak kullan>lan hardal gaz>n>n lenfope- ni yapt>¤>n>n gözlenmesi üzerine, nitrojen mustard'>n Louis S. Goodman ve Alfred Gilman taraf>ndan lenfoma tedavisinde kullan>lmas> ile bafllam>flt>r (1). Bunu lösemilerde bir antifolat olan metotreksat>n yarar>n>n Sidney Farber taraf>ndan göste- rilmesi ve ayn> ajan>n bir solid tümör olan koryokarsinomda etkinli¤inin Li taraf>ndan gösterilmesi takip etmifltir (2,3). Bunu 6-merkaptopürin ve vinka alkaloidlerinin keflfi izlemek- tedir. Bu sayede 1960'larda ise lösemi ve lenfoma için etkin kombinasyon rejimleri gelifltirilmifltir. ile kür sa¤lanmas> olmal>d>r. Günümüzde baz> tümörlerde bu hedefe ulaflmak mümkündür. Gestasyonel trofoblastik tü- mörler, akut lenfoblastik ve miyeloblastik lösemiler, Hodg- kin's hastal>¤>, non-Hodgkin lenfoma, testis tümörleri ve Ewing sarkomu, Wilms tümörü, embriyonel rabdomyosar- kom gibi çocukluk ça¤> tümörlerinin tedavisinde kemoterapi ile kür elde edilebilmektedir. Kür elde etmenin mümkün ol- mad>¤> durumlarda ise sa¤ kal>m> uzatmak, semptomlar>n azalmas>na yönelik palyasyon sa¤lamak ve yaflam kalitesini artt>rmak birincil hedefler olarak düflünülmelidir. Bu nedenle kemoterapi uygulamas> ile ilgili baz> terimleri kavramak gere- kir. rapi ile tedavisinden hemen sonra uygulanan sistemik kemo- terapidir. Adjuvan tedavide amaç; lokal kontrolü art>rmak, subklinik rezidüel hastal>¤> ve olas> uzak metastazlar> kontrol etmek, palyatif tedaviyi küratif hale getirmektir. likle lokal ileri hastalarda uygulan>r. Amaç, cerrahi öncesi tü- mörün küçültülmesi, organ veya sfinkter koruma, uzak me- tastaz riski olan hastalarda mikrometastazlar>n yok edilmesi- dir. Ayn> zamanda bu flekilde in vivo ilaç etkinli¤ini de¤erlen- dirmek olas>d>r. Ancak ilaca dirençli hastalarda tümörün iler- lemifl olmas> arzu edilmeyen bir sonuç olarak bazen karfl>m>za ç>kabilmektedir. kullan>lmas>d>r. Meme kanseri ve lenfoma gibi baz> hastal>k- larda kullan>lmaktad>r. H>zl> progresyon gösteren ve agresif seyirli tümörlerde oldukça etkin bir yöntem olmakla birlikte, daha fazla toksisiteye yol açmaktad>r. Bu nedenle büyüme fak- törü deste¤i ile birlikte uygulanmas> gerekir. rilebilmesi için yeterli donan>ma sahip uygun bir ortam ve ko- nusunda tecrübeli bir medikal onkologun olmas> gerekir. Kanserli hastalara kemoterapi bafllanmadan önce baz> husus- lara dikkat etmek son derece önemlidir. En önemli husus, ke- moterapi uygulamadan önce hastal>¤>n kesin histolojik tan>s>- n>n konulmufl olmas> flartt>r. Bir çok tümörün tedavisinde his- topatolojik tan>n>n ayr>nt>lar>n>n bilinmesi tedavi planlama- s>nda önemlidir. örne¤in kolorektal kanserde hedefe yönelik tedavi ajanlar>n>n baz> moleküler özelli¤i olan hastalarda daha etkin oldu¤u dikkate al>nd>¤>nda (Epidermal büyüme faktör reseptör inhibitörü olan Setuksimab adl> ilac>n K-ras vahfli (wild) tip hastalarda daha etkin olmas> gibi), bu tür tümörle- rin tedavi edilmeden önce - yap>labiliyorsa- moleküler tan> yöntemlerinin kullan>lmas> gerekmektedir. hastan>n tek ajan veya kombine rejim gibi yöntemlerinden hangisi ile tedavi edilmesi gerekti¤ine karar verilmelidir. Bu nedenle tedavi amac>n> belirleme ad>na, tedavi öncesinde ev- releme tetkikleri mutlaka yap>lmal>d>r. önce al>nmas> gereken ilaçlar>n zaman>nda al>nmas>, baz> te- |