- Page 1
- Page 2 - Page 3 - Page 4 - Page 5 - Page 6 - Page 7 - Page 8 - Page 9 - Page 10 - Page 11 - Page 12 - Page 13 - Page 14 - Page 15 - Page 16 - Page 17 - Page 18 - Page 19 - Page 20 - Page 21 - Page 22 - Page 23 - Page 24 - Page 25 - Page 26 - Page 27 - Page 28 - Page 29 - Page 30 - Page 31 - Page 32 - Page 33 - Page 34 - Page 35 - Page 36 - Page 37 - Page 38 - Page 39 - Page 40 - Page 41 - Page 42 - Page 43 - Page 44 - Page 45 - Page 46 - Page 47 - Page 48 - Page 49 - Page 50 - Page 51 - Page 52 - Page 53 - Page 54 - Page 55 - Page 56 - Page 57 - Page 58 - Page 59 - Page 60 - Page 61 - Page 62 - Page 63 - Page 64 - Page 65 - Page 66 - Page 67 - Page 68 - Page 69 - Page 70 - Flash version © UniFlip.com |
![]()
Skrotum, Testis ve Epididim 695
Resim 18.6 Embriyonel karsinom. İndiferansiye hücrelerin tabakalanmasına ve primitif gland benzeri yapılara dikkat edin. Nükleuslar iri ve hiperkromatiktir.
Resim 18.5 Embriyonel karsinom. Resim 18.3’te gösterilen seminomun aksine, bu tümör kanamalıdır.
hücre sınırları belirsizdir ve belirgin nükleolüs ve iri nükleuslar içerirler. Tümör hücreleri indiferansiye, solid tabakalar şeklinde dizilebilir veya primitif glandüler yapılar ve düzensiz papillalar oluşturabilir (Resim 18.6). Vakaların çoğunda, diğer germ hücreli tümörlerin (örn. yolk sak tümörü, teratom, koryokarsinom) karakteristik hücreleri, embriyonel alanlar ile iç içedir. Saf embriyonel karsinomlar, tüm testis germ hücreli tümörlerin sadece %2 ila %3’ünü oluşturur. Yolk sak tümörü, 3 yaşından daha küçük çocuklarda en sık görülen primer testis tümörüdür ve bu yaş grubunda çok iyi bir prognoza sahiptir. Erişkinlerde, yolk sak tümörleri, çoğu kez embriyonel karsinom ile beraber görülür. Bu tümörler çoğu kez büyüktürler ve iyi sınırlı olabilirler. Mikrokistler, dantel benzeri (retiküler) paternler, tabakalar, glandlar ve papillalar yapan, alçak kübik epitel hücreleri ve kolumnar epitel hücrelerinden oluşur (Resim 18.7). Schiller-Duval cisimleri olarak adlandırı-
lan, primitif glomerüllere benzeyen yapıların varlığı ayırt edici bir özelliktir. Bu tümörlerde sıklıkla, immunohistokimyasal tekniklerle gösterilebilen, α1-anti-tripsin ve alfa fetoprotein (AFP) içeren eozinofilik hyalen globüller bulunur. Koryokarsinom pluripotent tümöral germ hücrelerininin plasental trofoblastlara benzeyen hücrelere diferansiye olduğu bir tümördür. Primer tümör, yaygın metastatik hastalığı olan hastalarda bile, sıklıkla küçük ve ele gelmeyen lezyonlardır. Tümör, tabakalar halinde küçük kübik, sitotrofoblast benzeri hücreler ve bu hücrelerle düzensiz olarak birbirine karışmış ya da bu hücreleri örten büyük, çok sayıda koyu boyanan, pleomorfik nükleuslu, eozinofilik sinsisyotrofoblast benzeri hücrelerden oluşur (Resim 18.8). HCG, sinsisyotrofoblastik hücrelerde, immunohistokimyasal boyamayla gösterilebilir. Teratom, neoplastik germ hücrelerinin, çok sayıda somatik hücre serilerine diferansiye olduğu bir tümördür. Bu tümörler sıklıkla kistler ve farkedilebilir kıkırdak alanları içeren sert kitleler oluştururlar. Bunlar bebeklikten erişkinliğe kadar herhangi bir yaşta görülebilir. Teratomların saf formları bebek ve çocuklarda oldukça yaygındır ve yolk sak tümöründen sonra ikinci sıklık-
Resim 18.7 Gevşek yapılı alanlar, mikrokistik doku ve gelişmekte olan bir glomerüle benzeyen papiller yapılar (Schiller-Duval cisimleri) içeren yolk sak tümörü.
Resim 18.8 Koryokarsinom. Tek, santral nükleuslu sitotrofoblastik hücreler (ok ucu, sağ-üst) ve eozinofilik sitoplazmalı, multipl koyu nükleuslu sinsisyotrofoblastik hücreler (ok, orta) bulunur. Hemoraji ve nekroz belirgindir.
|